Kutsal kitaplarda Çevre Konusu
Tüm kutsal kitaplarda çevre imajı yemyeşil ağaçlar akarsular ile cennet tanımı özdeşleştirilmiştir.Yeryüzü cennetini yani doğanın korunması insanlara emanet edilmiştir.
Kuran’da cennet ve cennet nimetleri tasvir edilirken:Vakıa suresi 28.ayette olduğu gibi “sedir ağaçları,, meyveleri kat kat muz ağaçları, yayılmış gölgelikler, çağlayarak akan sular, bitip tükenmeyen pek çok meyveler arasında bulunduğu …..” şeklinde buyrulmuştur.
Bir Hadis-i şerifte “Ağaç diken ve ağaç yetiştiren kimseye Allah Teala diktiği ağacın meyvesi kadar sevap yazar denmektedir.İstanbul evliyalarından Merkez efendi çiçekleri koparmaya kıyamaz onları Allah Allah tesbih ettiklerini buyurmuştur.
Tarihi kaynaklara göre Eyüp Sultan hazretlerinin kabrini bulan Akşemsettin hazretleri baş ve ayak uçlarına iki çınar fidanını dikmiştir.Günümüzde Eyüp Sultan Cami iç avlusunda görülen demir parmaklığın orta yerindeki çınar Akşemsettin Hazretleri tarafından dikilen iki çınardan biridir.Çınar ağacı Anadolu ve Osmanlının sembolü olduğundan birçok balkan ülkeleri tarafından söktürülmüştür.Yaprağının faydaları olduğu ve hava kirliliğine karşı çınar ağacı dayanıklılığı ve yaprakları kir tutmaz olduğundan şehirlerde hava kirliliği ile mücadelede uygun bir ağaç türüdür ve asırlara dayanıklıdır.
El Müminun suresinde gökten yağan yağmurla hurmalıklar,üzüm bağları ve zeytinin yaratıldığı  zeytinin yağı ve zeytin tanesi için ayrıca üzerinde durulmaktadır.Zeytinlik alanların özel korunması gerekmektedir.Başka bir ayettede incir ve narın ismi geçmektedir.Sayısız nimetlerinden faydalandığımız toprağı kirletmeyin.
 
Rahman suresinde insanlar için hububat ve güzel kokulu çiçeklerin yaratıldığı
 
Bitkilerin/ yıldızların ve ağaçların Allah’a secde ettiği buyurulmaktadır.Deniz kaynakları ile ilgili Aynı surede denizlerden ve denizlerden çıkarılan inci ve mercandan bahsedilmektedir:
19-20 ayetlerde” o iki deniz birbirine kavuşmak üzere bırakıverdi fakat aralarında birbirine karışmamak üzere bir engel vardır.o iki denizden inci ve mercan çıkar “ifadesi geçmektedir.
 
Kıyamet tasvir edilirken göklerin yarılacağı ve denizlerin kaynayacağından bahsedilmektedir.Burada iklim değişikliği sonucu ve ozon tabakasının azalarak yok olmasıyla atmosferdeki değişiklikler ve küresel ısınmanın son halinden bahsedilmektedir.
 
Kutsal kitaplarda yer üzerinde karada ve denizde sürünen bütün haşerat mekruhtur, yenilmiyecektir. Ancak denizde yüzen pulluların yenmesi helal kılınmıştır.
Yerde sürünen haşeratın hiçbirini, karnı üzerinde sürünenlerin ve dört ayak üzerinde yürüyenlerin ve çok ayağı olanların hiçbirini yemiyeceksiniz, çünkü onlar mekruhtur (haramdır).’ Denilmektedir.Bunun sebebi yeryüzünün zamanla çok kirlenerek gerek asit yağmurları ile karada ve denizde deniz kirliliği ile ağır metallerin deniz dipinde yoğunlaşması ile bu canlıların da kirlenmesi dir.Günümüzde midye ,kaya balıkları gibi dip deniz canlılarında civa yüklemesi görülmektedir Petrol kirliliği ya da Radyasyonlu balıklar, Zararlı güneş ışınları kanserde hergün büyük bir artışa neden olmaktadır.Bize emanet edilen Yeryüzü doğal kaynaklarımızı   korumak dini olarak ilk görevimiz olmalıdır. Ağaçları kesmeyin Denizi kirletmeyin.Gelecek nesillere temiz bir dünya bırakalım.
5 Haziran 2012
Prof.Dr.Mükerrem Fatma İLKIŞIK



Editörün Yazıları menüsündeki diğer başlıklar :

  • SOLAS ve Costa Concordia
  • 2014 yorumu
  • Çevre Politikaları
  • Yeni Emisyon Kontrol Bölgeleri
  • Kanser yapıcı etkenler
  • Sel suları ile karışmış sulara önlem alınız
  • Gemi Geri Dönüşümünde son gelişmeler
  • İklim Savaşları
  • Tersanelerde İş Güvenliği
  • Konuyla İlgili Kitaplar
    © Prof. Dr. Mükerrem Fatma İlkışık
    Her Hakkı Saklıdır.

    Bu Site Bilgi Amaçlıdır Olup, İçeriğin Doğruluğu Hakkında Garanti Vermez.
    Bu Konularda Her Zaman IMO'nun Son Baskıları ve Genelgeleri Takip Etmeniz ve Klas Kuruluşunuza Başvurmanız Önerilir.
    SafranNET HazırSite ile hazırlanmıştır
    SafranNET ©